fotograf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fotograf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Iskocya Notlari

 Iskocya'ya yolu dusen olursa diye gectigimiz haftaki geziden aklimda kalanlari birkac satir karalayacagim. Az lafla, resimli anlatimlarla devam ediyorum.

-Mutlaka arabayla dolasin , o yollardan otobus,trenle gecerseniz durduramayacaginiz icin uzulursunuz.






-Turistik rotalarla ilgili tabelalar var her yerde, takip edin,pisman olmazsiniz.
-Yol uzeri minik cafe/restaurantlarda corba/bira icin, havaya gore muhtemelen corba icmek isteyeceksiniz once! :)
-Kaleleri,milli parklari gezin.






-Mutlaka bir viski imalathanesi gorun, (Glenfiddich bu konuda oldukca basariliydi)
-Highland games tarihlerine denk getirmeye calisin,erkenden gidip butun yarislari izleyin.




-Henuz hava sartlari nedeniyle biz de yapamadik ama kuzeyde balinalari izlemeye gidin,gidelim :)

Ozet: "Yesile,griye,yagmura ve viskiye doymus olarak bitmeyen bir Iskocya gezisinde yanlis giden birseyler vardir. "


1 Mart 2012 Perşembe



Buraya gelmeden once hakkinda birseyler okuyamamis, nedir, ne degildir arastiramamistim.

Ama aklimda canlanan goruntu iste bu fotografa cok yakindi. Bekledigim gibi bir sehir bulduguma cok sevindim, cok da sevdim sokaklarini.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Eyooo herkes bana baksin, en birinci ben oldum!

Yaklasik bir yil once cok sevgili arkadaslarim (GON Cizgi Roman, reklam da yapayim) Istanbul ziyaretimiz sirasinda cok sevdigim bir minik adamin minicik bir figurunu hediye etmislerdi. Malum gocebe oldugumuzdan, yanimizda bir ihtiyaca hizmet etmeyen hicbirsey tasiyamadigimizdan, bu minik adamin boylesine minik olmasi, yanimizda bizimle gezebilecek ve manevi degeri olan birsey olmasi mutlu etmisti bizi. Ustelik bu sey Firat ise daha da keyifliydi! Eneee demeden bakamiyorduk ona :) Havaalaninda kutusundan cikinca resmen can geldi bu keltos oglana. Sonrasi , yaklasik bir yillik bir macera. Nereye gitsek ya cepte ya cantada geldi bizimle. Seyahatlerde arabanin onunde yerini aldi hemen. Muzelerde gezdik,parklarda,kumsallarda guneslendik,Zucotti parkta eylem bile yaptik beraber.Cok cesitli yemekler yedirmeye calistiysak da salcali ekmeginden bikmadi hic!
Gectigimiz hafta o da bizimle birlikte Istanbul'a gelmisti. Ustelik bu sefer muhim bir ziyaret de yaptik ve Uykusuz'a gittik. Ugur Gursoy'la ayni karede de bulustular en sonunda.
Sonrasi tabii ki buyuk yilbasi yemeginde o da masadaki yerini aldi. Zaten ne olduysa o gece oldu! Hepimiz cok keyifliydik, Firat da herkes tarafindan cok seviliyordu. O da mutfakta cam kenarindan bizi izliyordu.
Gece cok gec yatildi,sabah cok erken kalkildi ve ucaga yetismek uzere yollara dusuldu. Tam ucaga binecekken soyle dedim ; "Saliiiih, cocugu evde unuttuk!" Evet Firat hala cam kenarindan bakiyordu,muhtemelen arkamizdan da "ne bicim de unutup gittiler beni" demisti! Bizden sonra onu goren kardesim kendisine sahip cikmis ,onu yanina almis. Hep beraber Ankara'ya donmusler. Simdi kardesim ve kuzenlerimle geziyor,ders calisiyor,teyzemin ve anneannemin yemeklerinden yiyor,ders calisiyor,arada skype'ta goruyorum onu,fotograflarini gonderiyorlar. Bir sure onlarla kalacak,sonra yine kavusacagiz :)
Bir senede cok alismisim hep cantamda olmasina,simdilik aklima geldikce fotograflarimiza bakiyorum. Siz de bakin istedim. Yenir ki o!

1 Eylül 2011 Perşembe

eylul'u karsilamak

Her ne kadar Eylul'un gelisiyle Istanbul'u daha cok ozlesem de, sonbahari dusununce aklima baska bir yer geliyor. Cennetin dunyadaki karsiligi bile diyebilirim buraya. Oyle huzurlu, oyle sakin, oyle guzel kokan! Uyanmak bile oradayken guzel. Oyle guzel bir yer ki, neresi oldugunu soylemek bile istemiyorum size :) Bu sefer lafi kisa kesip fotograflar sunuyorum.