21 Ağustos 2009 Cuma

Parisien fareler




Heryerdeler!
Metroda , restaurantta, evlerde , sokaklarda hayatin icinde :)
Bicir bicir dolaniyorlar irili ufakli. Rahatsiz olanlar icin (ki onlara cok alismis olanlar da cogunlukta) her cesit zehir ve kapan satan dukkanlar da var.
Bu da o dukkanin vitrini iste , yasayan farelere ibret olsun diye sallandirmislar birkacini.
Tasindigimizin ilk haftasinda hosgeldin demeye geldi sagolsun ama biz buyur otur demedik , sevmemistik kendisini. Yine de hayirsizlik etmedik evin heryerine sevimli pembe mamalar biraktik. Fakat bir daha gelmedi :( Bir gule gule bile demedi.
Buradan ratatouille'a selam ederiz.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

6 Ağustos 2009 Perşembe

Shakespeare & The Company











Sonunda kurkcu dukkanina Turkiye'ye geri donduk fakat hala yazacak anlatacak cok sey var.En onemlilerinden biri de bu muhtesem mekan.
Saint Germain'de nefis bir kitabevi burasi. Gitmeden okumustum bir yerlerde ve bir gun gittik gorduk. Gorduk ki gercekten anlatildigi kadar varmis. Sonra her firsatta tekrar tekrar ziyaret ettik. Cunku ne zaman isterseniz gorebiliyorsunuz , zira gece 12ye kadar aciklar! :)
Mekan kendine has ozellikleri olan , 2 katli eski bir bina. Gozunuzun gorecegi her yerde kitap var.Disarda 2. el ve indirimde olanlar , alt katta yeniler..Gordugum kadariyla da Paris'teki ingilizce yayin satan en buyuk kitabevi. Vitrinindeki karga , iceride Jack Kerouac kitaplari ve camlari erimis bir gozluk olan dolap ,siir kitaplarinin oldugu raflardan birinde "poetry is necessary" yazisi, arka tarafta eski bir piyano (ki her yeni gelen bir tusuna basiyor gercek olup olmadigini anlamak icin!), aralarda eski kadife koltuklar var. Ust kata cikan tahta merdivenler , merdivenin basinda duvara asili cok eski bir ayna ve gazete,dergilerden kesilmis yazarlarin cesitli fotograflari..Ust kata cikarken , bu kattaki kitaplarin satilik olmadigi , fakat istediginiz kadar oturup bunlari okuyabileceginiz yazili. Bu katta cocuklar icin bir kose ve 2 oda var. Birinde 2 yatak (calisanlarin burada kalabilmesi icin) , digerinde de bir calisma masasi ve oturabileceginiz minderli oturaklar var. On taraftaki oda on bahceye ve Seine nehrine bakiyor. Herkesin gozu de balkon girisinde , oturup tozlu kitaplari inceleyebilmek icin. Bu odanin kapisinin uzerinde ise soyle bir yazi mevcut " Be not inhospitable to starngers , lest they be angels in disguise" Yine bu katta koridorda , kucucuk bir klube ve icinde minicik bir masa , uzerinde birkac kitap ve bir daktilo var. Kagit olmadigi icin gelenler cebinden cikan minik kagit parcalarina , pecetelere bu daktiloyla birseyler yazip duvara asiyorlar.
Birgun gittigimde disarida gordugum yeni gelmis kitap kolilerinin ise nasil heyecan verici oldugunu bilen biliyor :)

Sonuc olarak kendine has tarzi , icinde bulunan her turlu esya ile daginik , kafasi bulanik bir yazarin evi gibi bu kitabevi. Oyle bir an geliyor ki buranin kitap satan ticari bir isletme oldugunu bile unutabiliyorsunuz.

Yapanlarin , calisanlarin eline saglik diyor , bu duygusal aniyi burada bitiyorum.

Yolunuz duserse gidin,gorun, zaten cikamayacaksiniz :)

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Insan nedir?



Burasi Eiffel kulesinin arka tarafina dusen Trocadero'daki , aslinda seyir amacli yapilan havuz. Hava cok sicakken insanlar buraya deniz muamelesi yapiyorlar. O cimler baya plaj oluyor gun icinde. Havlusunu gunes kremini alan geliyor, kimisi yuzuyor kimisi sadece gunesleniyor , kimi de benim gibi sadece ayaklarini suya sokup serinlerken insanlari izliyor :)
Bu minicik , ufacik tefecik olmus cekik amca sadece guneslenenlerden. 2 gun ust uste kendisini orada hem de tam ayni noktada gordum. Simdi gitsem hala orda duruyordur gibi geliyor.
Etrafina ET edasiyla bakan bu cirkin amca bu sefer cok da haksiz degil ( nasil da "O an" havasi kattim bir anda eheheh)
Sakaaa diyerek kadini kucaklayip "bak valla atarim" diyen bu insan azmani , ciglik atarak cirpinarak eglenen kadin ve bizim ET.

Paris'te yaz baskadir!
:)

gezelim gorelim ogrenelim



Notre Dame kilisesinin onundeki meydanda bulunan bu nokta (nam-i diger zero des routes de france) sifir noktasi olarak kabul ediliyor ve Paris'in bir yere olan uzakligi soylenirken burasi baz aliniyormusmus..
Buraya bozuk para atanlar var. Turist olup gordugu her su birikintisine bozuk para atmak?! Neyse su yoksa da hafif bi cukurluk var burda da.

Bir de bu abla gibi ustune basanlar var ki , onlar da buraya iki ayaginla sekilde goruldugu gibi basarsa birgun mutlaka tekrar Paris'e donecegine inaniyorlar.
Para da atmadik basmadik da , ama yine gitmememiz icin bir sebep goremiyorum :)

26 Temmuz 2009 Pazar

?$%*@(*&@&


oylesine anlamli ve bir o kadar sacmaydi ki..
ne yazayim ben buna bilemedim..alin bakin iste yaa , boyle seyler de var bu sehirde yani..

23 Temmuz 2009 Perşembe